top of page

Arama Sonuçları

Boş arama ile 116 sonuç bulundu

  • Vekil ile temsil edilmeyen tarafın duruşma gününü UYAP' tan öğrenmesine karar verilemez.

    UYUŞMAZLIK Vekillikleri Hukuk büromuzca üstlenilmeden önce, Adana ' da ikamet eden müvekkillere karşı Şanlıurfa İcra Müdürlüğünden Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile takip başlatılmış müvekkiller senetteki imzanın kendilerine ait olmaması sebebiyle Şanlıurfa İcra Mahkemesinde imzaya itiraz davası açmıştır. Müvekkiller mahkemenin ilk duruşmada bizzat hazır bulunmuş, bir sonraki duruşma 13.04.2016 tarihine bırakılmıştır. Müvekkiller 13.04.2016 tarihli duruşmaya kendilerinin ve çocuklarının sağlık durumu nedeniyle katılamayacaklarını belirterek mazeret dilekçesi sunmuştur. Mahkemece mazeretlerin kabulüne ve bir sonraki duruşmanın 01.06.2016 tarihine bırakılmasına karar verilmesine rağmen müvekkillere bir sonraki duruşma gününü bildirir tebligat çıkartılmamış, .müvekkillerin duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar vermiştir. Müvekkiller davayı vekilsiz olarak kendileri takip ettiklerinden duruşma gününü UYAP üzerinden öğrenememiş, 01.06.2016 duruşmaya katılamamıştır.Mahkeme usulüne uygun davet etmediği müvekkillerin duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadıklarına kanaat getirerek HMK'nun 150/1. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırmış, bu işlemden kaldırma kararını da müvekkillere tebliğ etmemiştir. Mahkeme dosyanın işlemden kaldırılmasından itibaren 3 ay içinde davanın yenilenmemesi sebebiyle HMK'nun 320/4. ve 150/5. maddesi uyarınca 28.09.2016 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar vermiş gerekçeli kararı hazırlayarak müvekkillere tebliğ etmiştir.Müvekkiller duruşmadan, dosyanın işlemden kaldırıldığından gerekçeli karar kendilerine ulaştığı anda haberdar olmuştur. Müvekkiller tebliğden hemen sonra hukuk büromuza başvurmuş mahkemenin hukuka aykırı kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.Tarafımızca istinaf başvuru dilekçesi hazırlanmış, başvurumuz kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırılmıştır. HMK'nun Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması başlıklı 150. maddesinin 1. fıkrasında " Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. Mahkeme müvekkillerin mazeretlerini kabul etmesine rağmen bir sonraki duruşmaya usule uygun olarak davet etmemiş müvekkillerin duruşma günün uyaptan öğrenmesine karar vermiştir. Avukat ile takip edilmeyen işlerde tarafların uyap kullanma zorunluluğu olmayıp, uyap yolu ile tebliğ işleminin yapılması da mümkün değildir. T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2016/108 KARAR NO : 2016/125 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 1. İCRA HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2016 NUMARASI : 2015/897 2016/959 DAVACI : DAVACI : VEKİLİ : Av.MEHMET UMUT ERDEM DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İmzaya İtiraz KARAR TARİHİ : 06.12.2016 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 06.12.2016 Borçlular aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız takipte, keşideci ve avalist borçluların bonodaki imzalarına itiraz ettikleri, borçluların ilk duruşmada bizzat hazır bulundukları, 13.04.2016 tarihli duruşmaya kendilerinin ve çocuklarının sağlık durumu nedeniyle katılamayacaklarını belirterek mazeret dilekçesi sundukları, alacaklı vekilinin de mazeret dilekçesi sunması üzerine Mahkemece mazeretlerin kabulüne ve 01.06.2016 tarihine bırakılan duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verildiği, tarafların mazeret bildirmeksizin 01.06.2016 tarihli duruşmaya katılmamaları üzerine HMK'nun 150/1. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırıldığı, dosyanın işlemden kaldırılmasından itibaren 3 ay içinde dava yenilenmediğinden HMK'nun 320/4. ve 150/5. maddesi uyarınca 28.09.2016 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Borçlular vekilinin karar sonrası sunduğu vekaletname uyarınca, mazeretin kabulüne rağmen borçlulara yeni duruşma gününün ve dosyanın işlemden kaldırıldığına dair kararın tebliğ edilmediğini ve HMK'nun 150/1. maddesine aykırı olarak dosyanın işlemden kaldırıldığını belirterek istinaf yoluna başvurduğu görülmektedir. Somut olayda, tarafların mazeretlerinin kabul edildiği 13.04.2016 tarihli duruşmada, Mahkemece taraf vekillerinin yeni duruşma gününü UYAP'tan öğrenmelerine karar verilmesine rağmen borçluların yargılama aşamasında vekilleri bulunmamaktadır. HMK'nun Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması başlıklı 150. maddesinin 1. fıkrasında " Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda borçlular tarafından mazeret dilekçesi sunulduğu, Mahkemece mazeretin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Yasada ve uygulamada vekili olmayan tarafların duruşma gününü UYAP'tan öğrenmesi usulü söz konusu olmayıp, yeni duruşma gününün taraflara tebliğ edilmesi gerekir. HMK'nun 114/1-g maddesi uyarınca ve 120/1. maddesi gereğince gider avansının yatırılması dava şartı olup zorunludur. O halde Mahkemece, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca da( Yargıtay 12. HD'nin 15.06.2015 tarihli, 2015/5417 E, 2015/16504 K. Sayılı içtihadı) davacı borçlulara gider avansından karşılanmak üzere duruşma günü tebliğ edilerek borçluların duruşma gününden haberdar olması sağlanmaksızın, HMK'nın 150/1. maddesindeki koşullar oluşmadan dosyanın işlemden kaldırılması ve devamında dosyanın işlemden kaldırılmasından itibaren 3 ay içinde dava yenilenmediğinden HMK'nun 320/4. ve 150/5. maddesi uyarınca 28.09.2016 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmesi isabetsizdir. Yukarıda belirtilen sebeplerle, Mahkemece usulüne aykırı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden HMK'nun 353/1(a)-5. maddesi uyarınca işin esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine HMK'nun 353/1(a) maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın kesin olarak karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davacı borçlunun istinaf talebinin kabulü ile, bu aşamada davanın esasına ilişkin bir inceleme yapılmadan, 6100 sayılı HMK.nun 353/1 (a)-6 maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına, 2-Dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, 3-Davanın bu aşamada esastan incelenmesine yer olmadığına, 4-Peşin alınan istinaf harcının mahsup ve yeterliliğine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi 06/12/2016

  • Genel Haciz Yolu ile Takipte itiraz nasıl ve nereye yapılır? İtirazın sonuçları nelerdir?

    İlamsız takiplerde borçluya içeriği kanunumuzca daha önce belirlenen Örnek 7 formatında ödeme emri gönderilir. Aşağıda da görseli paylaşılan bu ödeme emrinde borçluya ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren borcu ve takip giderlerini 7 gün içinde icra müdürlüğüne ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödemesi gerektiği, Borcun tamamına veya bir kısmına veya alacaklının icra takibi yapmaya hakkı olmadığına dair bir itirazı varsa, senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu 7 gün içinde ayrıca ve açıkça bildirmesi; aksi halde icra takibinde bu senedin kendisinden sadır olmuş sayılacağı; imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada hazır bulunması gerektiği; hazır bulunmaz ise itirazının geçici olarak kaldırılacağı; senet veya borca itirazını yazılı veya sözlü olarak icra müdürlüğüne yedi gün içinde bildirmediği takdirde aynı müddet içinde İİK74 üncü madde gereğince mal beyanında bulunması gerektiği, aksi halde hapisle tazyik olunacağı, hiç mal beyanında bulunmaz veya gerçeğe aykırı beyanda bulunursa hapisle cezalandırılacağı; dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere kendisine ait bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorunda olduğu; adresini değiştirmesi durumunda yurt içinde yeni bir adres bildirmesi gerektiği ve yeni adres tespit edilemediği durumda, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligatın kendisine yapılmış sayılacağı; borç ödenmez veya itiraz edilmezse cebrî icraya devam edileceği ihtar olunur. Her ne kadar ihtarda borçlunun nasıl bir yol izleyeceği ve itiraz usulü borçluya bildirilmiş ise de vatandaşlarımız bu hukuki terimleri anlamakta güçlük çekmekte kendilerine tam olarak hangi hususların ihtar edildiğini anlamamaktadır. Hak kaybına uğramamak için ödeme emrinde bulunan bu kayıt ve ihtarı çok iyi anlamamız ve sonuçları hakkında bilgi sahibi olmamız gerekmektedir. İtirazı kaç gün içerisinde ve nereye yapmalıyız? Ödeme emrinde de açıkça belirtildiği üzere ödeme emrinde bulunan Borcun tamamına veya bir kısmına veya alacaklının icra takibi yapmaya hakkı olmadığına dair itirazların ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödeme emrini gönderen icra müdürlüğüne bildirilmesi gerekmektedir. Borçlunun alacaklıya hiç borcu yoksa veya borcu olmasına borcunu icra takibinden önce ödemiş ise borcun tamamına itiraz etmelidir. Örneğin; Benim alacaklıya borcum bulunmamaktadır. Borca,ve ferilerine ve bütün alacak kalemlerine itiraz ediyorum. Borçlunun alacaklıya yukarıdaki ödeme emrinde belirtildiği gibi 3.950,00 TL tutarında borcu varsa ancak bu borcunun 1.000,00 TL' sini (bir kısmını), takipten önce ödemiş ise borçlu ödeme emrine kısmi itiraz yapmalıdır. Kanunumuz kısmi itirazın ayrıca ve açıkça yapılacağını düzenlediğinden itiraz edilen kısım ayrıca ve açıkça yazılmalıdır.İtiraz edilen kısım açıkça yazılmaz ise itiraz yapılmamış sayılır. Örneğin; Ben alacaklıya olan borcumun 1.000,00 TL' sini ödedim. Bu sebeple borcun 1.000,00 TL' sine itiraz ediyorum.(GEÇERLİ BİR İTİRAZ) Örneğin; Alacaklıya bu kadar borcum yoktur. Alacaklıya olan borcumun birazını ödedim. (İtiraz edilen kısım ayrıca ve açıkça gösterilmediğinden itiraz yapılmamış sayılır.) Senet altındaki imza borçluya ait değilse 7 gün içinde ayrıca ve açıkça bildirmesi neyi ifade etmektedir? Bazı takiplerde alacaklı genel haciz yolu ile takip yapmasına rağmen alacak hakkını dayandırdığı belgeyi de icra müdürlüğüne sunmaktadır. Bu belge borçlunun imzasını taşıyan bir senet ise borçlunun senette bulunan imzaya da itiraz ettiğini icra müdürlüğüne bildirmesi gerekmektedir. alacaklı elinde bulunan adi bir senede dayanmasına rağmen, dayanak belge olarak senedi icra müdürlüğüne vermemiş ve bu belge ödeme emrinin ekinde borçluya ulaşmamış ise borçlunun imzaya itiraz etmesine gerek bulunmamaktadır.Ödeme emri ekine Borçlunun imzasının bulunduğu iddia edilen bir adi senet eklenmiş ise borçlu hem borca hemde imzaya ayrı ayrı itiraz etmelidir. Örneğin; Benim alacaklıya borcum bulunmamaktadır. Borca,ve ferilerine ve bütün alacak kalemlerine itiraz ediyorum.Ayrıca ödeme emrinin ekindeki senette bulunan imzalar bana ait değildir. (Veya imza sahtedir, imzaya itiraz ediyorum. Ödeme emrine itiraz edilmesinin sonuçları nelerdir? Ödeme emrine itirazın sonuçları takibe yapılan itiraza göre değişmektedir. Eğer borcun tamamına itiraz edilmiş ise İcra müdürlüğü borcun tamamı yönünden takibi durdurur. İtiraz kısmi olarak yapılmış ise itiraz edilen kısım yönünden takip durur. İtiraz edilmeyen kısım yönünden takip devam eder.Ödeme emrine itiraz edilmemiş ise itiraz süresi içerisinde borç ve icra giderleri icra müdürlüğü hesabına açıklama kısmına dosya numarası belirtilmek suretiyle ödenmelidir.Aksi taktirde takip kesinleşmiş olduğundan alacaklı haciz isteyebilecektir.Aşağıda bazı itiraz dilekçeleri paylaşılmıştır. 1-) Borcun tamamına itiraz edilen durumlarda örnek dilekçe aşağıdaki gibi olmalıdır; ADANA ..... İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NE Dosya numarası: 2020/......... Borçlu: ...Tutmaz Adres: Yukarıda esas numarası belirtilen icra takibinde ödeme emri 01.06.2020 tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir.Alacaklıya herhangi bir borcumun bulunmaması sebebiyle ödeme emrinde bulunan asıl alacağa, ferilerine, faize ve bütün alacak kalemlerine itiraz ediyorum.Takibin durdurulmasını talep ederim.(05.06.2020) Borçlu ...Tutmaz İmza 2-) Borcun bir kısmına itiraz edilecek ise; ADANA ..... İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NE Dosya numarası: 2020/......... Borçlu: ...Tutmaz Adres: Yukarıda esas numarası belirtilen icra takibinde ödeme emri 01.06.2020 tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir. Alacaklıya borcumun 1000,00 TL' sini daha önce ödedim. Ödediğim kısma itiraz ediyorum.İtiraz ettiğim kısım yönünden takibin durdurulmasını talep ederim.(05.06.2020) Borçlu ...Tutmaz İmza

  • Ödeme ve İcra Emirlerinde bulunan başlıca hukuka aykırılıklar ve itiraz yolları

    İşsizlik, enflasyon, ülkenin ekonomik sorunları gibi bir çok faktör şahıs ve şirketin ekonomisini sarsmakta, şahıs ve şirketlerin borçlanması kaçınılmaz olmaktadır. Alacaklı kurum ve şahıslar alacak haklarını hukuki yollarla ileri sürse de, düzenlenen ödeme ve icra emirlerinde borç miktarını aşan ücretler, komisyonlar, cezai şartlar ve faizler talep edilmektedir. Hukuka aykırı olarak fazlaca talep edilen bu tutarların dava, şikayet ve itiraz yolu ile bertaraf edilmesi mümkündür ancak takibe uğrayan borçlu itiraz ve şikayetlerini zamanında ileri sürmemesi takiplerin kesinleşmesine sebep olmaktadır. Takip kesinleştiğinde icra ve haciz işlemleri devam etse de açılacak olan davalar ile takipleri durdurmak ve borçtan kurtulmak mümkündür. Belirtmek gerekir ki icra takibinin türüne göre itiraz ve şikayet usulleri farklılık göstermektedir.Genel Haciz Yolu ile yapılan ilamsız takiplerde ödeme emrinde bulunan alacak tutarı fahiş ve hatalı ise hukuka veya ortada borç olmamasına rağmen icra takibi yapılmış ise borçlu ödeme emrini tebliğ aldığı tarihten 7 gün içerisinde ödeme emrine tamamen veya kısmen itiraz edebilir.İlamsız takiplerde borca itiraz icra dairesine yapılır. İlamlı takiplerde ise alacak bir mahkeme ilamı ile karara bağlandığından kanunumuz borçlunun itiraz hakkını sınırlamış ve zorlaştırmıştır. İlamlı takiplerde borçluya ödeme emri yerine icra emri gönderilir.İcra emrini tebliğ alan borçlu, borcun takipten önce ödendiğini, zaman aşımına uğradığını veya ertelenmiş olduğunu ileri sürerek İcra Mahkemesinden İcranın geri bırakılmasını istemelidir. Elinde senet, çek gibi kambiyo senedi vasfında bir belge olan alacaklı Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapabilir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte itiraz süresi 5 gündür itiraz yine icra mahkemesine yapılır. Görüldüğü üzere İtiraz ve şikayet usulleri takibin türüne göre değişmekte konuların daha derinden irdelenmesi gerekmektedir. Usulleri daha iyi açıklamak adına Hukuk Bürosu olarak sizlere bir çok konu başlığı hazırladık.İlgili olduğunuz konuları okuyunuz kafanıza takılan sorular için Avukata danışmaktan çekinmeyiniz. Genel Haciz Yolu ileTakipte itiraz nasıl ve nereye yapılır? İtirazın sonuçları nelerdir?

  • Hukuk, Ceza ve İdari Davalar

    Hukuk genel anlamı ile insanların birbirleriyle ve diğer kurum ve kuruluşlarla var olan ilişkilerini düzenleyen ve yaptırımı olan kuralların tamamıdır. Hukukun genel tanımı Ceza ve İdari davaları kapsasa da hukuk davası dendiğinde hukukun genel tanımından bağımsız olarak Ceza ve İdari dava dışındaki davalar kastedilmektedir. Konusu suç teşkil eden ve devletin yargılama yetkisini kullandığı, yargılamanın Ceza Muhakemesi Kanununa göre yapıldığı davalar Ceza davalarıdır. Ceza davalarında yargılanan kişinin Savcılık makamınca iddia edilen eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediği tartışılır.Kişinin suçu sabit ise hakim kanunda daha önceden belirlenen alt ve üst sınır arasından cezaya mahkum eder. İdari Davalar ise Devlet kurumları, Belediyeler gibi idari makamlarının işlem ve eylemlerinin yargılandığı davalardır. İdari Yargılama Anayasaya dayanır Anayasamızın 125.Maddesi idarenin her türlü işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık olduğunu düzenlemiştir.İdari davalar zarara uğrayanlar tarafından idareye karşı açılır. Avukat Mehmet Umut Erdem, Hukuk, Ceza ve İdari Davaları ekibi ile yönetmekte bizzat yönetmediği davalara ise hukuki danışmanlık vermektedir.

bottom of page