Staj ücret alacağı davalarında Adli yargı görevlidir. Görevli mahkeme ise Asliye Hukuk Mahkemesidir.


3308 Sayılı kanun kapsamında açılan staj ücret alacaklarına ilişkin davalar özel hukuk hükümleri çerçevesinde düzenlenen bir sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Bu davaların konusu bir hizmet karşılığı hak kazanılan ücret alacağıdır. Hak edilen ücretin yasada belirtilen esaslara göre hesaplanması, stajın kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı işletmelerde yapılması ve hatta eğitimin kamuya ait okullarda görülmesi staj ücretine ilişkin davaya idari nitelik kazandırmaz. Staj ücretine ilişkin davalar adli yargı kapsamındadır.


Staj ücret alacaklarına ilişkin davalar oldukça artmasına rağmen halen mahkemeler bu davalarda idari yargının görevli olduğunu düşünerek yanılgıya girmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2/b maddesinde “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davasının” idari yargı yerinde bakılacağı düzenlenmiştir.


Kanunda açıkça belirtildiği üzere bir davanın idari yargı alanına girmesi uyuşmazlığın idari işlem ve eylemden kaynaklanmasına bağlıdır. Ayrıca İdari davalarda davalı her zaman İdaredir. Staj ücretine ilişkin davaların konusu bir idari işlem ve eyleme dayanmadığı gibi bir şahsa bağlı olarak veya özel işletmelerde de staj yapılması mümkün olduğundan davalının her şartta idare olması da söz konusu değildir.



YARGI YOLUNA İLİŞKİN YARGITAY KARARI.


Yargıtay 4. Hukuk Dairesi    2018/3886 E.  ,  2019/1545 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/10/2015 gününde verilen dilekçe ile staj eğitimi nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava idari işlemden kaynaklandığından mahkemenin görevsizliğine dair verilen 21/12/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, staj ücreti alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, ... Kız Meslek Lisesinde öğrenciyken staj yaptığını, staj ücretinin ödenmediğini belirterek staj ücreti alacağının tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, salt idari sözleşmeden kaynaklı işlem olduğu gerekçesiyle, davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2/b maddesinde “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davasının” idari yargı yerinde bakılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun 25. maddesine dayanarak özel hukuk hükümleri çerçevesinde hizmet karşılığı ve yasada belirtilen esaslara göre hesaplanacak staj ücreti alacağını talep etmektedir. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olması nedeniyle, işin esasına girilip esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.





GÖREVE İLİŞKİN YARGITAY KARARI


Yargıtay 13. Hukuk Dairesi         2017/1777 E.  ,  2018/8598 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, ...’nden mezun olduğunu, öğrencilik döneminin 2010 Eylül ayından2013 yılının Haziran ayına kadar kesintisiz olarak davalı kuruma bağlı okulda staj yaptığını, müfredat gereği kesintisiz staj yapmasına rağmen 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında ödenmesi gereken staj ücretinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.400,00 TL ödenmeyen staj ücreti alacağının hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, Tüketici Mahkemeleri’ne görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, öğrenim sırasındaki staj eğitimi nedeniyle ödenmesi gereken ücretin tahsili istemine ilişkindir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.

6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda, davacı, meslek lisesinde öğrenim görürken mevzuat gereği davalı kuruma bağlı birimde staj yaptığını ancak davalı kurumun 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca ödenmesi gereken staj ücretini ödemediğini ileri sürerek alacak isteminde bulunmuş olup, davacı meslek öğrenme/edinme faaliyeti kapsamında hareket ettiğinden tüketici sıfatına haiz değildir. Bu durumda, taraflar ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. O halde, mahkemece, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu Tüketici Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-3 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.